Dünya Kadınlar Günü ile ilgili yazı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, adı üzerinde tüm dünyanın kabul ettiği ve birlikte kutladığı bir gündür. Bu günün çıkış noktası sanayi devrimlerinin negatif oluşumlarından biri olan işçilerin insan hakları dikkate alınmadan para hırsı ile kötü koşullarda çalıştırılmasıdır.

Kadınlar gerek narin yapıları gerekse de hamilelik ve çocuk bakım ihtiyaçları nedeniyle kötü koşullardan en fazla etkilenen kesimdi.

a7abee9aca248b4e53321eb6e42b5913Tarihin 8 Mart olması ise elim bir olaya dayanır. Yaşadıklarını zulüm olduğunu düşünen ve insanca çalışmak için seslerini patronlarına duyurmak isteyen ABD’li dokuma işçisi kadınlar 8 Mart 1957 tarihinde eylem yaptıklarında iş verenler bu haklı sese kulak vermek yerine kolluk kuvvetleri marifetiyle eylemci grubun çevresini barikatla kapattı. İşçiler fabrikaya arkalarından kilitlendi. Çıkan yangında kaçmayı başaramayan işçilerden 129’u can verdi.

Bu elim olay ve bunu takip eden insanlık dramları işçilerin  özellikle de kadın işçilerin çalışma hayatlarında kademe kademe iyileşmeler yapılmasını sağladı.

1921 yılında 3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısında bu olayın anısına 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmasına karar verildi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü halen tüm dünya tarafından “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmakta olup Birleşmiş Milletler tarafından bu tanım getirilmiştir.

Çıkış noktası kadın işçilerle de olsa zaman ilerledikçe kadınların sosyal ve özel hayatlarındaki rolünün iyileştirilmesi, haklarının iyileştirilmesi, kadına yönelik şiddetin engellenmesi, kadın erkek eşitliğinin engellenmesi gibi konular 8 Mart Kadınlar Gününün ana temalarını oluşturmaktadır.

Bu günde kadınlara karanfiller dağıtılır. Cinsiyet eşitsizliğini ve kadına yönelik şiddet, töre cinayetleri, çalışma hayatında yaşanan mobbing ve diğer olumsuz uygulamalar, kadının ekonomi ve sosyal yaşama kazandırılması hakkında bilinçlendirme yapmak için toplantılar ve sempozyumlar düzenlenir.

8 Mart aynı zamanda farklı ideolojilerin farklı şekilde algıladıkları bir gündür. Sosyalistler bu günü eşitlik ve emekçilik üzerinden değerlendirir, proleterya denilen ücretli kesimin sermaye kesimi tarafından ezilmemesi gerektiğini savunurken kapitalist ekonomiden güç alan Liberaller için 8 Mart, kadının reel ekonomiye ve çalışma hayatına nasıl adapte edilebileceği, tüketimin ana unsuru olan kadının incinmeden rolünü nasıl devam ettirebileceği konusunda etkinlik tarihidir.

İdeolojiler ve sistemler bir yana kadın narin ve kırılgan bir varlıktır. Bu nadide varlığı ne sistemin dışına itmek, ne aşağılamak ne de erkek egemen toplumla aynı şartlarla yarışa sokmamak gerekir. Haklar bakımından erkek ile kadın dünyanın birçok yerinde eşit olsa da kolay incinen yapısı ve narinliği nedeniyle aynı şartlar altında zorluklar karşısında erkeklerden daha güçsüzdür. Bu nedenle kadınlara bazı konularda pozitif ayrımcılık yapılması ve bunun öneminin kitlelere anlatılması gerekmektedir.

8 Mart tarihi, toplumun anaları, bacıları, yuva kurucuları, estetik mimarları, yar ve temel taşları olan kadınların rolünün yeniden fark edilmesi için bir fırsat niteliği taşımaktadır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.