Hayatın Mucizevi Kaynağı Su

HAYATIN MUCİZEVÎ KAYNAĞI
2015-dunya-su-gunu-ile-sloganlarSu; rahmetin dünyaya yansıması, hayatların yeniden can bulmasıdır. Birleşiminde yeryüzündeki en yanıcı maddelerden biri olan hidrojen ile yanmanın olması için gereken ana unsur olan oksijenin birleşiminden oluşan, fakat söndürücü etkisi olan mucizevî sıvıdır su. Su;binlerce insanın sofrasını süsleyen, evine götürdüğü ekmeğinde en büyük rolü alan,medeniyetlerin var olmasının kaynağıdır. Su rahmet, bereket, mukaddes, en büyük nimet…

Öyle bir sıvı ki su, şüphesiz Allah’ın varlığının, birliğinin büyüklüğünün en büyük ispatlarından biri. Soğuyan her şey küçülürken yalnızca su soğudukça büyür. Doğada kendi kendinin yerini doldurur. Bazen bir akarsu, bezen bir göl, bazen de bir deniz olan su insanoğluna hizmet etmekten yorulmaz. İnsanın hayat döngüsünde hep var olan, binlerce insana istihdam sağlayan hayat kaynağımız su; karşımıza şadırvan, çeşme, sebil, sarnıç, kuyu ya da şişelenip her dakikamızda yüreğimize merhem olan en sadık dostumuz olur.

Eskiler ‘su hayattır’ demişler ya! Tarım, ticaret, sanayi, spor, yaşam, turizm…sayılamayacak kadar sarmıştır hayatı değil mi? Bu faaliyetler de insan emeği, gücü beyni gibi  etkenlerle sağlanır. Bunun ekonomide ve halk arasındaki adı istihdamdır. Hayat su ile başlar, istihdam ile devam eder. Su bütün mucizeviliğinin yanı sıra insanlara geçim kaynağı da olur. Emeğe dayalı tarımın her türlüsü istihdam demektir. Su ile yapılan ulaşım, balıkçılık, sporlar,sosyal tesisler, barajların yapımı, hidroelektrik santraller (HES) sulama ve içme suyunun dağıtımı, bakımı, onarımı gibi suya dayalı konular artan oranda sürekli insan emeği ve istihdam demektir. Aynı zamanda suya dayanan deniz ve akarsular turizmin birinci gelir kaynağı olup binlerce insanın geçimini sağlamaktadır. Diğer taraftan şifalı sular ülke içinden ve dışından yüzlerce insanın sağlık turizmine dâhil edilmesi demek, yüzlerce insanın istihdam edilmesi
demektir. Bu şekilde mucizevî sıvı su istihdam ile birçok insana geçim kaynağı oluyor, ülkemize de maddi kazanç sağlıyor, geleceğimize güç katıyor!

Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin çağın ismi ne olursa olsun su giderek önem kazanan en değerli madde olmaya devam edecek. Dünya üzerindeki artan nüfus, hava kirliliği, çevre felaketleri, sorumsuz tüketim ve kirletim gelecekte en büyük savaşların ve mücadelelerin su için olacağına işaret etmektedir. Hava ve su harici yaşam için elzem olan maddelerin hangisi biterse bitsin hayat devam eder. Su tüm canlıların yaşaması ve nesillerin devamı için olmazsa olmaz denilen iki şeyden birisidir. Durumun bu olduğunun bilinmesine rağmen, öyle bir haldeyiz ki, insanlar suyu gereklilikten çok boşa tüketiyorlar. Sadece suyu değil, hayatlarını, vücutlarının %70 ‘ini oluşturan mucizevî sıvıyı harcıyorlar. Veriler içler acısı halde. %3 ‘ü kullanılabilir suyumuzu israf ederek kendi kendimizi ‘kurak çağa’ sürüklüyoruz. Muslukların damlatması, sifonların boşa ve fazladan çekilmesi, önemsenmiyor. Bizce küçük olan bu
‘damlalar’ tonlarca suyu bizden alıp gidiyor, 2030’lu yıllarda bizi belki de kuraklık bekleyecek.

Oysa gereksiz yere sifon çekmeyerek, diş fırçalarken, tıraş olurken, ellerimizi yüzümüzü yıkarken suyu kapatarak, damlatan muslukları tamir ettirerek, duş alırken az su harcayarak tasarruf edebilir, mucizevî sıvımızı gereksiz harcamayarak, cebimize de katkıda bulunabiliriz. Hem bu tamiri yapan insanlar mutlu olacak hem de bizler mutlu olacağız. Bizi bir damla sudan yaratan Allah, damla damla sularla (yağmur) yaşatmakta hüznümüzü ve sevincimizi de damla damla gözyaşıyla anlattırmaktadır. İster sevinçten isterse hüzünden akan gözyaşı dini, dili, ırkı ve rengi ne olursa olsun bütün insanlarda, hayvanlarda, ağaçlarda aynı değil midir? Suyun da gözyaşının da rengi yoktur. Su hayatımızın her yerindedir. Doğada, duygularımızda, vücudumuzun büyük çoğunluğunda…

Suyun mucizevî olması araştırılmakta… Bilim adamları son yıllarda Allah’ın mucize sıvısı suyun aklı var mı? Sorusuna cevap aramaktadır. Akışı duruşu toplanışı kabarıp taşmayışı akış güzergâhı donuşu, çözülüşü buharlaşması ve tekrar yağması kendi kendine doğada kirinden temizlenmesi gibi konular acaba aklı mı var varsa nasıl bir akıl diye sorular oluşturmaktadır.
Kıymetini bilmediğimiz suyun kıymetini çok geç kalmadan bilmeliyiz. Harcanan her damla hayatımızdan gidiyor. Damlaya damlaya yok oluyor. Kirlenen doğa; kirlenen su demek, kirlenen su ise; kirli ve kirlenecek hayatlar demektir. Allah hepimize su kadar temiz su kadar aziz, su kadar saf bir ömür versin. İnsanoğlunun evine götüreceği ekmeğinde can simidi olsun,
kazançlara bereket olsun.,.

Ayşıl CİĞER

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.