Hayvanları Koruma Günü ile ilgili yazı

Her 4 Ekim tarihinde “Hayvanları Koruma Günü” çerçevesinde dünyamızı paylaştığımız hayvanlarla ilgili farkındalık etkinlikleri düzenlenir.
Etinden, sütünden gıda, derisinden tüyünden giyecek, sırtından binek olarak faydalandığımız, kiminden rehber olarak, kiminden de adli vakaları çözmede yardımcı olarak istifade ettiğimiz hayvanları bir gün de olsun anmaktayız. Binlerce yıl öncesinde evcilleştirilen atlar, çiftlik hayvanları ve köpekler halen insanoğlunun en yakın dostlarıdır.Bir de yaban hayatının bir parçası olan hayvanlar vardır. Ekosistemin dengesini sağlayan bu hayvanlar hem dünyanın süsü hem de yeryüzünün ayrılmaz bir parçasıdır. Karşılaştığı her nesneyi kendine istifade etmek için kullanılan, yarar görmediği canlıyı beslemeyen insanoğlu için doğada yaşayan hayvanlar bazen önemsenmemekte, geri planda bırakılmaktadır. Bu kapsamda yatırım planlamasında doğa tahrip edilmekte, yaban hayatı sefalete terk edilmektedir. Yüzyıllardır devam eden insanoğlunun bencil yaşam tarzı ve hunharca avlanma güdüsü yüzünden bir çok hayvanın nesli tehdit ve tehlike altındadır. Geçtiğimiz yüzyılda insani faaliyetlerin yeryüzündeki yıkıcı etkilerinin, küresel ısınma, asit yağmurları, sel baskınları, fırtınalar ve kıtlık gibi felaketlere yol açacağı, bir kısım hayvan türünün neslinin tükeneceği endişesiyle çevre konusunda ciddi çalışmalar başlatılmıştır.

Fakat bu çalışmaları insanoğlunun bitmez tüketim arzusu ve finans çevrelerinin pompaladığı her geçen gün daha fazla tüketim talebi nedeniyle çevrecilik ve doğal hayvanlar konusundaki çalışmalar kadük kalmakta, sonuçları sınırlı olmaktadır. Evcil hayvanlarını koruma konusundaki çalışmalar ise üzülerek ifade etmek gerekir ki duygu sömürüsü kampanyaları üzerinden yürütülmektedir. Halbuki hayvanlara acıdığımız için değil onların da can taşıdığı ve bu dünyanın onlarında olduğunu bilerek ve haklarını teslim etmek için hayvanları korumalıyız, en başta da kendimizden.

Dinimiz hayvana eziyet etmeyi yasaklamış, bir hadisi şerifte, ibadetlerini yapmasına rağmen bir hayvana eziyet eden kişinin Cehennemlik olduğu bildirilmiştir. Ecdadımız sokak hayvanları için pratik çözümler bulmuş olup şimdilerde kısırlaştırma, itlaf veya barınak adına hayvan hapishaneleri oluşturma gibi uygulamalara göre daha insancıl fikirler üretebilmişlerdir. Örneğin eskiden buğday ekilirken “Kurda, kuşa, aşa !” diyerek tohum serpilir, meyve ağaçlarının üst dalları yaban hayvanlarına bırakılırdı. Güvercinler için saraylar yapılır, kışın hayvanlar için yemler bırakılırdı.

Hayvanları koruma gününün kutlanma zamanı için 1822 tarihinde Dünya Hayvanları Koruma Federasyonunun kuruluş tarihi olan 4 Ekim seçildi. Bu gün yeni nesillere hayvan sevgisi olduğunu aşılamak ve halkımıza hayvan hakları konusunda bilgiler vermek için toplantı ve etkinlikler düzenlenir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.